YERİNDE, 1 SES, 4 SES VE 5 SES NE DİR?

TÜRK MÜZİĞİNDE " YERİNDE, BİR SES, DÖRT SES VE BEŞ SES KAVRAMI NE DİR?

BLOG'UMDAN ALINTIDIR

...Önce şunu belirteyim: Batı Müziğinde “Yerinde ve 1, 4, 5 ses kavramı yoktur. Bu Türk müziği akort düzeniyle ve makamlarla ilgili bir kavramdır. Batı Müziği enstrümanı çalan müzisyenler bunları bilmezler. Onlara ” Yerinde şu şarkı, bir ses ten bu şarkı derseniz aranızda tartışma çıkar.

BİR, DÖRT VE BEŞ SESLERDEN ÇALMAYA NEDEN GEREK DUYULMUŞ ?

İnsan sesleri erkek, kadın ve çocuk sesleri olmak üzere üç kısma ayrılır.Erkek sesleri de kendi aralarında üçe ayrılır:

BAS: En kalın erkek sesi. BARİTON: Orta ses. TENOR: İnce ses

KADIN SESLERİ DE ÜÇ KISIMDIR:

KONTRALTO: En Kalın kadın sesi. MEZZOSOPRANO: Orta ses. SOPRANO: İnce ses

Buradan da anlaşılıyor ki; her insanın ses tonu aynı değildir. Kadının ve erkeğin, okuduğu şarkıyı zorlanmadan, Rahat bir şekilde söyleyebilmesi için sesine uygun tondan çalmak gerekir. İşte bu şekilde; Türk Müziğinde makam dizilerini, Batı Müziğinde majör-minör dizilerini değişik perdelerden icra etme olayına ” TRANSPOZE “, Türk Müziğinde     ” GÖÇÜRME ” denir.

TÜRK MÜZİĞİNDE ” YERİNDE ” KAVRAMI NE DİR?

Herhangi bir Türk müziği enstrümanını (ud, keman, kanun vs.), akort ederken Batı Müziğinin  sabit LA sesini veren diyapozon sesini ya da akort düdüğü, org veya piyano’nun ” LA ” sesini Türk Müziği enstrumanlarının ” RE ” sesine eşitleriz. Buna göre:

Akort düdüğü                 Türk Müziği

A=LA               eşittir               RE

B=Sİ                eşittir               Mİ

C=DO               eşittir                FA

D=RE               eşittir                SOL

E=Mİ               eşittir                LA

F=FA               eşittir                Sİ bemol

G=SOL             eşittir               DO -sesi olur.

           Bu şekilde sazımızı akort ettik. Türk müziğinde bu akort düzenine  ” Bolaheng ” yani ” YERİNDE “. akort düzeni denir. Bu akort düzenine göre  Hicaz, Uşşak, Buselik, Muhayyer, Karcığar  gibi makamların durak (karar) yani  YERİNDE  sesleri LA (dügah) perdesidir [NOT: Durak  veya Karar sesi demek: Makamın yada şarkının bitiş sesi demektir . Şarkının tonunu belirler.] Rast, Kürdilihicazkar, Suzinak gibi makamların      ”Durak ve Karar” sesleri yani ” YERİNDE ” sesleri SOL (Rast) perdesidir. Hüzzam ve segâh makamının karar yani ” Yerinde ” Sesi “si koma bemol” perdesidir. Yani ” Yerinde Hicaz ” derken ” LA ” kararlı çalınır, ” Yerinde Rast ” derken ” SOL ” kararlı çalınır
.
           YERİNDE ” BİR SES ” KAVRAMI NE DİR ?
           Yerinde  bir ses erkek ses tonu dur. Yerinde Hicaz, Uşşak gibi makamların karar sesleri “LA” dügah perdesi idi. Erkek okuyucuya çalarken, bir ses aşağıdan (kalından = pesten) yani SOL kararlı çalarız, Buna yerinde bir ses deriz.
 
           YERİNDE ” BEŞ SES ” KAVRAMI NE DİR ?
           Yerinde beş ses kadın ses tonu dur. Mesela; LA kararlı Hicaz makamını kadın solist okuyacağı zaman RE kararlı yani bes ses aşağıdan (pesten) çalarız. SOL kararlı Rast makamını DO kararlı çalarız.
 
           YERİNDE ” DÖRT SES ” KAVRAMI NE DİR ?
Yerinde dört ses “koro” ses tonu dur. Erkek ve kadın ses tonları farklı oldugu için değişik ses tonlarından çaldık. Kadın ve erkeğin birlikte bulunduğu koro gurubuna, her iki cinsin de eserleri rahat icra  etmeleri için yerinden dört ses aşağıdan çalarız. Mesela; LA kararlı Hicaz makamını koro ya 4 ses aşağıdan ”Mİ” kararlı çalarız. SOL kararlı Rast makamını 4 ses aşağıdan RE kararlı çalarız  Buna da “YERİNDE DÖRT SES” deriz.
 
           İSTİSNALAR KAİDEYİ BOZMAZ
           Yukarıda saydıklarımız genel kurallardır. Bir de istisnalar vardır. Mesela; kadının da erkeğin de Kalın, orta ve ince sesli olanları vardır. bunlara kural dışı tonlardan çalınabilir.
 
İkincisi: Ses alanı bir oktavı geçmeyen Türkü formundaki eserleri kuralların dışındaki tonlardan çalarız. Mesela; Hicaz “Sandalım geliyor varda, maya dağdan kalkan kazlar” gibi şarkılar dar alanlı, çıkışsız şarkılar dır. Bunları erkeğe yerinden LA kararlı çalarız.
 
Üçüncüsü: Ses alanı bir buçuk oktav ve üstüne kadar çıkıp, genişleyen şarkı ve makamları özel tonlardan çalarız. Mesela; Yerinde SOL Karlı, inici bir seyire sahip olan Kürdülihicazkar makamını erkeğe kural olarak bir sesten FA kararlı çalmamız gerekirken dört sesten  yani; RE (yegah) kararlı çalarız.Kadına 5 sesten DO kararlı çalmamız gerekirken yedi sesten “LA” dügah kararlı çalarız. Yine, yerinde LA (dügah) kararlı Karcığar makamını erkeğe bir sesten çalmamız gerekirken dört sesten Mİ (hüseyniaşiran ) kararlı çalarız. Erkeğe hüzzam makamını bir sesten LA kararlı çalmamız gerekirken 4 sesten #FA (Irak) perdesinden çalarız.
 
           Gelelim Batı müziği enstrumanları (org, Piyano, gitar vs) ile şarkı söyleyecek Türk müziği okuyucularına: Önce yukarıda yazdığım Türk Müziği sazlarına ait kuralları iyice kavrayıp, hangi makamı hangi ton dan okuyacağını öğrenmek, sonra bunu Batı sazlarının akort düzenindeki  karşılığı olan sesi bilip ona göre müzisyenlere şu şarkıyı bu ses ten okuyacağım demesi gerekir. Mesela; erkek Hicaz’ı SOL kararlı okuyorsa , Batı Müziğinde RE kararlı okuyacaktır. Türk Müziğinin SOL Sesi Batı Müziğinin RE Sesi ile aynıdır.
 
Yine kadın Hicaz’ı RE kararlı okuyorsa, Batı müziğinde karşılığı LA sesi dir. Bu ton dan çalınıp okunacaktır.
Bu düzeni bilmeyip Batı enstrumanı çalan müzisyenlere “YERİNDEN BİR SES, DÖRT SES” derseniz mahçup duruma düşersiniz. Yerinde SES Düzeni Türk Müziğine mahsustur. Batı Müziğinde böyle bir düzen yoktur.
 
     

TÜRK MÜZİĞİNDE “YERİNDE,BİR SES,DÖRT SES ve BEŞ SES KAVRAMI NEDİR? için 34 cevap

  1. ercan der ki:

    la sesini neden re sesine akortluyoruz.bilirsiniz ki ses grupları kendi aralarında da ayrılır.neden sadece 1,4,5 ses transpozeler var.transpoze lerde mesela la karalı hicaz bir şarkı ise “5 ses “diyerek kafa karışkanlığına gerek yok tur. mi kararlı dediğinizde bütün müzisyenler anlar.ayrıca notaların evrensel frekansları göz önünde bulundurularak,sol hicaz ,mi rast , fa uşşak kavramları yerleştirilmek suretiyle bütün makamların transpozesi sağlanabilir.yoksa söylem karmaşası devam eder gider..bağlama çalarken bir yabancı arkadaşıma do sesini neden la olarak kabul ettiğimi açıklayamamıştım..saygılar

    • mahmutuslan der ki:

      Ercan Bey selamlar,yorumunuz için teşekkürler. Şu anda İstanbul’dayım Tarsus’a dönme hazırığı yapıyorum.İşlerim çok yoğun.Bu konu çok uzun ve hata kaldırmaz.Size en kısa zamanda çok detaylı bilgi vereceğim. Kafanızdaki soru ve karışıklıkların cevabını yazacağım. Saygılar.

      • pınar der ki:

        Türk müziği sanatçısı mahçup oluyor bilgisizlikten de kardeşiniz ve orkestrası niye mahçup olmuyor yerinde bir ses dendiğinde sol kararlı çalması gerektiğini bilmediği için ???

        • mahmut uslan der ki:

          Sayın Pınar Hanım, yorumunuz için teşekkürler. Önce şu sanatçı kelimesini ortadan kaldıralım. Çünkü sanatçı dediğiniz bilgili olur. Türk Müziği ve Batı Müziği tartışması tıpkı mezheb kavgası gibi yüzyıllardır sürer durur. Siz onları küçümsersiniz, onlar sizi.
          Asıl olan bu: Karşı tarafa derdinizi anlatmak için onun anlayacağı lisanla anlatmanız lazım. Yerinden bir ses derseniz onlar bilmez. Onların sisteminde öyle bir uygulama yok. SOL Hicaz derseniz; Size göre mi SOL, onlara göre mi SOL. Yine durum karışır, anlaşamazsınız. Çünkü sizin SOL unuz onların RE sine karşılık gelir. Onun için ” Ben Hicaz okuyacağım ” derseniz onlar Hicaz’ın majör yada minör neye karşılık geliyorsa kendi sistemlerine göre sizin ses tonunuzdan çalarlar. Anlaşılmak için anlatmayı bilmeniz lazım.
          Ben bilgi sahibi olunması için ses tonlarını detaylı bir şekilde anlattım. İsteyen bilgilenip bilinçli hareket edebilir. Bilgilenmek istemiyene tavsiyem, bilgili görünmek için ” Yerinde, bir ses ” gibi teknik terimlerle hitap edrseniz ortalık karışır. Size, ” Irak perdesinden Hüzzam, Hüseyniaşiran perdesinden Hicaz ” gibi teknik terimlerle hitab etsen kaç kişi anlar? Siz kendi müziğinizi bilmezken, Batı müzikçilerin bilmesini nasıl zorunlu tutarsınız? Doğru olan, karşınızdakine anlıyacağı dilden hitab etmek. Hicaz okuyacağım derseniz olay biter. Ben o örneği müzik kurumlarında 3-5 bilgi ile havalara girip kasılarak bilenleri bile küçümseyenler için verdim. Bakın etrafınıza onlardan bir yığın görürsünüz. Saygılarımla.

  2. cafer ünal der ki:

    Çözüm Önerisi: (Esasen öneri değil, bu bir zorunluktur):
    Türk müziği çalgılarında akord yapılırken, telden çıkan sesi akord aleti ne gösteriyorsa, o tele o ismi vermek gerekir.
    Diğer türlüsü hem ahlaki değil, hem de akla aykırı. Akort aleti A gösteriyorsa o sesin uluslararasında adı da La olur.
    Lutfen diyorum, bu konuda eğitim veren hocalar ve müzik öğreticileri lutfen ama mutlaka lutfen, hangi sesten okuyorsanız notalarınızı o sesten okuyun ve okutun. Çalgılar içinde öyledir.
    Bir Türk müziği icra edilen derneğe uğrayınız ve görünüz. Yürekler acısı uygulamalara bakıp çıldırırsınız. Mesela o gün hicaz makamında arkılar çalışılmaktaır. Ellerindeki notalara baktığınızda karar(bitiş) sesi La sesidir.Solfej yapılan bir çalışma ise notayı böyle okurlar. En sonda Hicaz eserlerde bitiş sesi La’dır. Ama bir piyanoda kontrol einiz (veya iğer Batı alelerinde kontrol edebilirsiniz. En basiti bir Blok flüt çalgısında a kontrol edilebilir). En son bitiş sesinin La değil de, Mi sesi olduğu görülür. Peki kardeşim; bitiş sesi Mi sesi ise, niçin hala o sesi La diye solfej yapıyorsunuz. Cevap şöyle mi olması lazım ? Biz de böyle (Yani Türk müziğinde). Bu tür cevaplar ne il, ne insaflı, ne de ahlakidir.
    Siz hiç uyunuz mu Kanada Lâ’sı, Yunan Si’si.Amerika Fa’sı, İngiliz Sol’ü. OLmaz. Müzikte yazı evrenseldir.Eğer kendi müzik kültürünzde bu evrensel müzik yazı dili kafi gelmiyorsa, o seslere işaretler koyarak halledebilirsin. Zaten böyle de yapılmış.
    Kısaca şöyle demek gerekiyor. Hangi nota tınlıyorsa, o sesin adı yazılıp söylenmelidir. Cafer ÜNAL

    • disamme der ki:

      çok haklısınız bende bu anlam kargaşasına bir an önce son verilmesi gerektiğini düşünüyorum en azında bundan sonraki nesillere anlamlı bir müzik mirası bırakılmalı.saygılar

    • Yusuf der ki:

      Cafer ünal çok güzel açıklamışsınız..Fakat zaten sorun tınlayan sese verilen isimden kaynaklanmıyor mu.? Tınlayan ses ne ise onu söyleyin diyorsunuz da “A” frekansının “LA” perdesine takamul ettiğini nerden biliyorsunuz.? Türk ler Akord cihazındaki “A ” frekansının “Re” perdesine takamul ettiğini söylüyor…Bırakın bizim vermiş olduğumuz isimler evrenselleşsin…

  3. gökhan der ki:

    Hicaz bir eser “la” ile biter, solfeji hangi karar sesi ile okunur ile okunsun “la” da bitecek şekilde solfej yapılır. Diğer türlü çok saçma olur. Ben eseri la değilde si den okuyacaksam solfej çalışırken niye si ye köçürmeye uğraşıyım ki kolay mı bunu yapmak. Gerek ses icrasında gerek enstruman çalımında kafa karıştırmaktan başka birşey değildir. Batılı müzisyenlerin kafası çalışmadığı için tek tek nota isimlerini transponz yapar aralık denen ilimden haberleri yok zaten. Her nota 2 eşit parçaya bölmüşler koma fakirleri.
    hicazda “la si do# re mi” notasını
    mi ye göçürürken “mi fa sol# la si” diye çalarız
    ama yine “la si do# re mi” diye okuruz. Bu çok büyük kolaylık getirir.

    • Cafer Ünal der ki:

      Solfej’de o notanın adı söylenir ve de o notaya ait sesle seslendirilir.
      Eğer, bir notanın ezgisi transpoze edilirse, artık notalar değişmiş olur. Nağme aynıdır, ama ezgiye ait notalar transpoze edildiğinde artık o değişiklikteki notalarla solfej edilir ve de çalgılar ona göre çalmaları gerekir. Bizim Türk müziğinde yapageldiğimiz gibi değildir hakikat. Esasen bu, müziğimizin bir noksanı değildir, tamamen uygulamada gelenekselleşmiş bir anlayıştır.
      Ne demek, La sesine Re demek. Niçin? İzahı yok ki, La’da iki harf, Re’de iki harf. La’ya, La demekle olay bitecek.
      Keman, ud, kanun vd. öğrenmeye başlayanlar bu yaptığımızı bilsinler hiç olmazsa… seslerin gerçek adını değiştirdiğimizi bilsinler.
      Bir de Gökhan kardeşimizin ifadeleri çok itham edici. Batı akordunda sazını icra eden ve de notaları bu akorda göre okuyan müzisyenler bu meseleleri bilmezlermiş !Niye bilsinler ki, adamlar kendi müziklerinde her şeyi çözüp halletmişler. O müzisyenlerin önüne nota koyup da; bak kardeşim-”bu notada ‘La-si-do-re’ yazara ama, onlar göründüğü gibi değillerdir…denir mi? Yani, böyle mi demek lazım? Cafer Ünal.Selamlarımla

  4. gökhan der ki:

    Hicaz bir eser “la” ile biter, solfeji hangi karar sesi ile okunur ile okunsun “la” da bitecek şekilde solfej yapılır. Diğer türlü çok saçma olur. Ben eseri la değilde si den okuyacaksam solfej çalışırken niye si ye köçürmeye uğraşıyım ki kolay mı bunu yapmak. Gerek ses icrasında gerek enstruman çalımında kafa karıştırmaktan başka birşey değildir. Batılı müzisyenlerin kafası çalışmadığı için tek tek nota isimlerini transponz yapar aralık denen ilimden haberleri yok zaten. Her nota 2 eşit parçaya bölmüşler koma fakirleri.
    hicazda “la si do# re mi” notasını
    mi ye göçürürken “mi fa sol# la si” diye çalarız
    ama yine “la si do# re mi” diye okuruz. Bu çok büyük kolaylık getirir.

  5. cafer ünal der ki:

    Türk müziğinde çalgı icracıları zaten bir müzik yazısını zihinden alışarak tranzspoze ediyorlar. Ama, henüz yeni müzik eğitimi almakta olan minnacık yavrularımıza notaların transpozesini nasıl anlatacağız.
    -Mesela, bu La sesidir ama, sen bunu Mi gibi düşün” demek…Müzisyen insanlar için elbette problem yok. “Ancak, henüz zihinden işlem yapacak birikimi ve buna dair uygulaması yok ki o çağ çocuklarının. 15 milyan civarında ilk ve orta öğretimde müzik dersi almakta olan çocukları kastediyorum.
    (Eğer sadece Türk müziği cemiyetlerinde vs çalacaksa, bu konulara değinmeye gerek de yok zaten) Cafer (8 ocak 2012).Hepinize selamlar…

  6. cafer ünal der ki:

    Rahmetli Çinuçen Hoca’nın Türk müziği ile ilgili kısımlarını yazdığı ve 3 ayrı yazar tarafından hazırlanıp bütün ülkede uzun seneler okutulmuş olan “Orta Okul Müzik 1-2-3″ kitabında Türk müziği ile ilgili eserlerin notaları, o müzik dersini almakta olan öğrencilerin seslendirebilecekleri ses bölgesinde yazılmışlardır. Bilgilerinize hatırlatmak istedim. Bu siteye saygılarımla.
    Cafer Ünal

    • Cafer Ünal der ki:

      iSTANBUL Fatih’te ikamet eden bir aile dostumuzun 3 kızından; birisi “keman, diğerisi “Kanun”, bir diğerisi de “yan flüt ” öğrenmekteler. Zaman zaman evlerine misafir olduğumuzda hepi birlikte müzik yapma teklifinde bulunurlar. Fazla zor olmayan bir ezginin notasını çalmal istediklerinde, Kanun ve keman notayı birlikte aynı sesten çalalarlar, fakat aynı notalar yan flütten farklı sesler olarak işitilir. Ben ise, bunları herkese göre tranzpoze ederim, aynı notayı ancak birlikte çalabilme noktasına gelirler. Çocuklar, buna çok şaşırırlar. Peki, ben olmadığımda durum ne olacak…Selamlar.

      • mahmut uslan der ki:

        Sayın Cafer Ünal,
        Bahsettiğiniz gençlerin, müzik eğitimine yeni başladıkları anlaşılıyor. Henüz müzik bilgisinden habersizler. Uyguladığınız her şeye şaşırırlar.
        Birincisi: Kanunla keman sesleri uyuştuğuna göre, kemanın Bolahenk akord düzeniyle çalındığını gösteriyor. Eğer keman Batı usulü akord düzeni ile çalınmış olsaydı, bu sefer kemanla yan flüt’ün sesleri uyuşacaktı. Kanun sesi uyuşmayacaktı.
        İkincisi:Sanırım diğer nefesli sazlar(ney.flüt kaval)gibi yan flüt te de transpoze olayı yok. Bu durumda kanunla kemanın transpoze yaparak, yan flüt ün sesine uymaları lazım. Yan flütün sesleri evrensel seslerdir. Yani yanflüt LA kararlı çalıyorsa, kanun ve keman RE kararlı çalarlarsa sesler uyuşur.
        Sonuç:Tek çare gençlerin transpoze olayını öğrenip kavramalarıdır. Birde müzik bilgilerini arttırmaları gerekir.Kanun LA çalarken yanflüt hangi sesi çalacak. Yan flüt RE çalarken Kemanla kanun hangi sesi çalacak.Bunları blogumda çok detaylı anlatmışım. Kanun akordu ve keman akort düzenlerini web sitemde “http://telsanatlari.com” detaylı anlatmışım yararlansınlar anlayamadıkları yeri bana sorsunlar. Transpoze konusunu işlemeyi düşünüyorum bakalım kısmet ne zaman.Saygılarımla.

  7. mahmutuslan der ki:

    SAYIN CAFER ÜNAL’IN YORUMUNA CEVAP
    Sayın Cafer Ünal güzel konulara değinip,bana yazmam için ilham kaynağı oluyor.Beni “Acaba hangi konu hakkında yazsam” Düşüncesinden kurtarıyor.O’na teşekkür ediyorum.Transpoze müzikte çok önemlı bir konudur.Buna Türk Müziğinde “Şed” yani “Göçürme” denilir.
    Kısa açıklaması:Bir makam yada Batı müziğinde Major-Minör dizilerinin değişik kararlı ses tonlarından çalmaya,yani dizinin ses aralıkları aynı kalmak şartıyla, başka ses tonlarına göçürülmesine denir.
    Anlaşılır bir örnek:SOL kararlı Nihavend makamı arıza olarak Sİ bemol-Mİ bemol alır.Dizi şu şekildedir:SOL-LA-Sİbemol-DO-RE-Mİbemol-FA-SOL-….Bu dizi LA perdesine LA-Sİ-DO-RE-Mİ-FA-#SOL-LA-….olarak transpoz(göçürme)yaparsak Sİ ve Mİ bemoller naturel olur,SOL sesi diyez alır(bu geçici diyezdir her zaman almayabilir) Bu Türk Müziğinde Buselik makamı,Batı Müziğinde LA minör dizisidir. Ses aralıklarının koma hesabına girmiyorum.Bu konuyu ilerde detaylı olarak anlatacağım.
    Transpoze konusu ileri müzik bilgisi gerektirdiği için,enstruman metodu yada öğretici müzik kitabı yazan hocalar şarkı notalarını öğrencinin seviyesine göre arıza almayan yada az arıza alan bir tona transpoze ederek yazarlar.(yukarıda Nihavendi LA ya göçürdüğümüz gibi)
    Cafer Bey’in yorumunda belirttiği Hocalar da ders kitaplarında öyle yapmışlardır.Amaç, acemi öğrenciye müzik dersini kolaylaştırmak.Zaten okul biter transpoze dersine sıra gelmez;hatta bu konudan hiç bahsedilmez.
    Biz de o sıralardan geçtik,hiç öyle bir şey görmedik.Biraz nota, birkaç basit şarkıyla okul biter.Bilgi sıfır.
    Bu tarafta durum böyle,bir de işin genel tarafı var.Müzik piyasa sektöründe notalar genellikle yerinde tabir edilen tonlarda basılır,her seviyeye aynı şkilde hitap edilir.Transpoze olayı bu notalar baz alınarak zihinden yapılır.
    Alternatif olarak notanın başına SOL anahtarı yerine FA yada DO anahtarı koyup o şekilde transpoze etmek yıllarca eğitim gerektirir. Buna da kimse yanaşmaz.Bu zorluk insanı müzikten soğutur.Öte yandan şarkı notalarını herkesin ses tonuna göre ayrı ayrı yazıp yayınlamak çok büyük karmaşaya neden olur.Erkek solist çıkar “Bu şarkının benim sesime göre yazılmış notasını getirin” Bayan solist çıkar “Bana özel nota getirin” Koro çalışmasında “Koroya uygun nota getirin” Çok büyük zorluk.
    Bu karmaşayı önlemek için standart tonda notalar basılıyor,transpoze işi müzisyenin bilgisine bırakılıyor.Sistem bu,düzen bu.Ufak tefek farklılıklar,kolaylıklar kafaları karıştırmasın.Kolaylaştırın,sevdirin.Zorlaştırıp insanları müzikten soğutmayın.Saygılarımla…

  8. cafer ünal der ki:

    Selamlar. Bugün 25 mart 2012. İlköğretim 7 sınıf öğrencisi bir kızımız (İsmi Dila).Aile dostumuzun evladı. Benden kemanda Türk müziği icrasının nasıl olduğunu öğrenmeye geliyor bir kaç zamandır. Türk müziğinde “yerinde” olan uygulamayı anlattım. Anlatamadım, ya da anlayamadı. Ve biraz daha uğraştım.Uzun yıllar kerman dersi almış. Öğrendiği akort evrensel akort. ne yaptıysam (üstelik kemanda en kalın sesi veren teldeki bilgileri olduğu gibi III. tele taşımak gibi hiç te zor olmayan bir teklifim) yine tıkandı. Ama ‘neden ki ?’ sorusunu bakışlarıyla sürekli sordu.’yerinden icra’yı bir türlü anlatamadım. Ve ben de örnek ezgimizi evrensel akorttan yazdım, problem çözüldü. Çünkü esas işi ve de öğrenciliği müzik alanı değil. Peki, sonrası nolacak? Kim ona bütün ezgileri transpoze yazacak. Mümkün değil. Durum bu. Batı akorduyla şıkır şıkır çalıyor. (Ne bilsin ki, notanın Batısı-Doğusu mu olur?
    Eğer farklı bir ısrara girseydim, belki de ya kemanı bırakacaktı, ya da beni…).
    Selam ve saygılarımla. C.Ünal

  9. Zekeriya Müezzinoğlu der ki:

    LA kararlı bir eser Re okunuyorsa neden Notayı ona göre yazmıyoruz Mahsuru nedir ? Göçürmek ti,Yerinde okumak tı gibi uydurmalar yapmaktansa daha ,iyi değilmi ?Türk müziğin de Nota başka ses te Akortlar başka ses te, ne zaman bir sıtandarta kavuşacak .Birde şu RAST, DÜGÂH,SEGÂH,ÇARGÂH,NEVA , (vs) bir sürü daha anlamakta zorluk öçekilen isimlendirmeler.Çok mu zorunlu sadeleşemezmi ?

    • mahmutuslan der ki:

      Bu mevzuları Cafer Ünalın Yorumuna cevap ve “Türk ve Batı Müziği tartışması” Sayfamda detaylı olarak açıkladım.Diger yazılarımda da açıklamalar bulabilirsiniz.Perde isimleriyle ilgili kısa bir açıklama yapayım.Batı Müziğinde nota isimleri DO-RE-Mİ-FA-SOL-LA-Sİ olarak adlandırılır.Seslerin oktavlarıda aynı isimlerle adlandırılır.Türk Müziğinde her oktavdaki nota kendine özel isimle adlandırılır.Mesela:Kalın SOL sesi Kaba Rast,bir oktav sonraki SOL sesi Rast perdesi,iki oktav sonraki SOL Gerdaniye perdesi olarak isimlendirilir.Bu o perdelerin özel adıdır.Üçü de SOL sesidir.Siz isterseniz üçüne SOL diyebilirsiniz.Bilginiz ilerledikçe Rast,Neva,Çargah perdesi denmesinin daha mantıklı olduğunu anlarsınız.Saygılar.Blog umu “http://blog.telsanatlari.com” adresine taşıdım.Bilgilerinize sunarım.

  10. zekeriya müezzinoğlu der ki:

    Çok faydalı oldu,ilginize teşekkür ederim.

    • mahmutuslan der ki:

      Ben teşekkür ederim.Takıldığınız konular olursa bana yazın,cevaplarım.

      • Azize der ki:

        Bende 4 yildir Keman ögreniyorum, KEMAN AKORDUNU DO SOL RE LA OLARAK ÖGRENIYORDUK sonra SOL RE LA RE yani (DO SOL RE SOL) OLARAK DENEDIM SANKI BIRAZ DAHA KOLAY GELDI ACABA DOGRUMU YAPIYORUM DIYE ENDISEYE DÜSTÜM ASLI NEYSE ÖYLEMI ÖGRENSEM DIYE KARARSIZLIGA GIRDIM BU KONUDA siz AGABELERIMDEN YARDIM bekliyorum TESEKKKÜRLER.

        • mahmut uslan der ki:

          Sayın Azize hanım, yorumunuz için teşekkürler. http://telsanatlari.com adlı sitemde keman akord ve perde düzenlerini genişçe anlatmışım. ” DO-SOL-RE-LA “(Alafranga) düzeni bence en güzel düzen. Bu düzende ses alanı daha geniştir. Yine bu düzende serçe parmağı da kullanmak zorunda kalıyorsunuz. Diğer ” RE-SOL-RE-SOL ” (Alaturka) düzende serçe parmaga gerek kalmadığı için size kolay gelmiş olabilir. Zorlar çalışıldıkça kolay olur. ” DO-SOL-RE-SOL ” diye çaldığınız düzenin aslı ” RE-SOL-RE-SOL ” dur. Yani dörtlü- beşli düzen. Bu düzende üst telde DO sesine ihtiyaç duyulduğu için RE yi DO yapıyorlar.Yani melez akord yapıyorlar. Diğer Beşli-beşli düzende bu sorun yoktur. DO-SOL-RE-LA düzeni daha kullanışlı,daha zenğindir.Çalışmalarınızda başarılar dilerim.

          • Azize der ki:

            Deger verip acikladiginiz icin cok Tesekkür ederim sözlerinizde cok haklisiniz bu konuyu internetten cok arastirdim Turay dinleyen Nedim Nalbantoglu haricinde Türk müzigiyle ugrasan Keman icracilarinin hemen tümü Murat Sakaryali Baki Kemanci gibi isim yapmis Kemancilar bile Akortlarini sizin tabirinizle 4 lü sistemde yani DO-SOL- RE-SOL olarak yapiyorlar bende merak ettigim icin arastirdim la teli türk müziginde cok cig geldiginden dolayi diye yanitlar aldim inanin kafam karmakarisik oldu tekrar tsk ederim ..

             
          • mahmut uslan der ki:

            Kafanızın karışmasına hiç gerek yok. Herkesin kendine göre bir sitili var. Hangi akord çeşidi size hoş geliyorsa o çeşit çalın. 4 lü 5 li düzende alttan ikinci RE telindeki FA sesinden sonra alt SOL sesine inilir. 5 li 5 li düzende RE telindeki SOL sesinden sonra alt tel LA sesine inilir. Bu durumda ses alanınız bir perde genişler. Diğerinde bir perde daralır. Gönlünüz hangisinden hoşlanırsa o düzenle çalın.

             
  11. zekeriya müezzinoğlu der ki:

    Gerçekten çok mu imkânsız bunları düzeltmek.Biz şimdi Batıya göre (C) Do sesini (A)La okuyoruz ama , yazılı notayı okurken Nota’ya yazıldığı gibi okumak zorundayız. Bir “NEY ustasından NEY almak istedim, Usta sormaya başladı ;Bolâhenk Nısfiye mi .Sipürde Aana ahenk mi,Müstahsen mi,Kız mansıur mabeyni mi diye saymaya başlayınca ,Eyvah dedim hiç bir şey öğrenmeden ne diye gelmişim buraya. “Şey .. Usta dedim: ben dört çeşit Ney Almak istiyorum; Si karar, Mi karar,Do karar,Fa karar. Usta bana baktı gülümsedi :-D aha çok yenisin herhalde NEY’lerin boyutları nı bile bilmiyorsun…. Vallahi böyle devam ederse dokuz yılda ezberleriz.

  12. Mehmet Metin der ki:

    Selamlar
    İlk konudaki Türk Müziği sanatçısı olgun davranarak icracı müzisyenlerin bilgisizliğinden kendisi utanmış Bravo ona..Batı kaynaklı eğitim gören müzisyenler ne yazık ki Türk Müziğini sevmezler bunun nedeni T.M deki makamsal dizinlerdir ve batı müziği aletlerinde makamlarda bulunan arızalar yoktur bende Batı eğitimi almış bir müzisyen olarak Türk müziği icrası zor olan bir müziği olarak adlandırmaktayım ancak Mahmut bey gibi yorum yapamamaktayım zira müzik aşılamayacak bir deryadır Müziği biklmiyorsan o sahneden ineceksin hatta bu konuda yorumda bile bulunmayacaksın bilmemek ayıp değil öğrenmemek ayıptır.Yerinde bir sesi bilmeyen saz sanatçıları bu Ülkede sahnede yer alıyorlar ise diyebilecek bir söz bulamamaktayım..Bana istediğiniz cevabı verebilirsiniz alınıp gücenmem zira müziği biliyorum demek en büyük yanlışlıktır koca bir deryada bir damlayız sadece……..

  13. zeki öztürk der ki:

    Tüm yazılanları satır satır okudum.Hem beğendim hem faydalandım.Allah ilminizi artırsın bizlere de ışık saçmaya devam etmeniz için sağlık ve afiyetler versin.

    • mahmut uslan der ki:

      Sayın Zeki Bey, güzel temennileriniz için teşekkür ederim. Sizlerin yazılarımdan faydalandığını duymak beni mutlu ediyor. Aynı zamanda yazma şevkımi de artırıyor. Müzik konularını genellikle ” http://telsanatlari.com ” sitemde işliyorum. Takip edebilirsiniz. Şu anda makam dizileri konusunu çalışıyorum, tamamlayınca yayınlıyacağım.

  14. zekeriya müezzinoğlu der ki:

    Türk müziğinde bu kadar çok çeşitli anlatım ifadeleri gerçekten kafayı yormak ta.
    Nota isimlendirmelerinde bile, 7 nota aynı isimlerle (bas ve tiz ) olarak belirtilirken , biz de isimleri farklı , farklı . Makamlarda da aynı durum var.”Göçürüldüğü zaman ayrı seslerden oluştuğu için haliyle ismide değişiyor. Acaba biraz daha sadeleşemez mi bu ” terim kalabalıklığı ?

    • mahmut uslan der ki:

      Sayın Zekeriya Bey, güzel bir konuya değindiniz. Teknik terim kalabalığını azaltmak bizim elimizde değil; yalnız bize lazım olacak kadar teknik terim ezberlersek bize yeterli. Mesela, sitemde bize lazım olacak nota isimlerini bir araya toplayarak açıkladım. Onları ezberlerseniz size yeterli. Saygılar.

  15. fikriye erkek der ki:

    ben bir,beş ve yerinde çalışların (ut çalmada) izahlarını iyi anlıyamadım.BU GÖÇÜRME DİYE TANIMLARINIZI DAHA BASİT ŞEKİLDE NASIL UYGULANIŞINI ANLATMANIZI RİCA EDİYORUM.

    • mahmut uslan der ki:

      Sayın Fikriye…,yorumunuz için teşekkürler. Göçürme (Transpoze) konusunu ” http://telsanatlari.com ” adlı sitemde özet olarak anlatmaya çalıştım. Bilgi alabilirsiniz. Konuyu biraz basitleştirerek bir örnek vereyim: Orijinal akortlu ud’da (Bu akord, Yerinde akord düzenidir.) Bu düzene göre Hicaz Makamının Karar sesi LA(Dügâh) perdesidir. Buna göre Hicaz dizisi şu sesleri alır. LA-Sİbakiye bemol-#DO bakiye diyez-RE-Mİ-#FA bakiye diyez-SOL-LA….Bu diziyi ” BİR SES ” pesten çalarsak, Karar sesimiz SOL olur. Bu sese göre dizimiz şu sesleri alır: SOL-LA bakiye bemol-Sİ koma bemol-DO-RE-Mİ koma bemol-FA-SOL… LA kararlı çalarken FA perdesinin naturel olduğu durumlarda, SOL kararlı da Mİ perdesi bakiyye bemol alır. Bu ton erkek Hicaz ses tonudur. Diğer tonları da aynı şekilde örneklerine bakarak uygulayabilirsiniz. Saygılar

  16. Hüseyin Öztürk der ki:

    Çok faydalandım.Teşekkür ederim.Bağlama çalmaktayım.Merak ettiğim;Bağlamadaki si bemol,si bemol2 kaç koma olduğudur?

    • mahmut uslan der ki:

      Sayın Hüseyin Bey, yorumunuz için teşekkürler. Bağlamada genellikle tam sesleri ikiye bölmüşlerdir. Özel olarak daha fazla koma perdelerine bölünmüş perde düzeni yaptıranlar var. Ben ikiye bölünmüş tam sesleri anlatayım. Örnek olarak Mİ perdesini alalım. Mİb2 demek, Mİ perdesinin sol tarafından bir perde sola basarsın. Bu bemol’ün değeri 2 koma’dır. Uşşak, Hüseyni, Karcığar gibi makamlarda bu perde kullanılır. Mİb demek Mİ perdesinin sol tarafından 2 perde sola basacaksın demektir. Bu Mİ bemol’ün değeri 4-5 koma arasındadır. Hicaz, Kürdi, Muhayyerkürdi ve Nihavend makamlarında bu perdeye basarsın.